Uzm. Dr. Doğan Işık Psikiyatri & Psikoterapi

Kağıthane, İstanbul

Bizi Arayın
Blog

Neden Hep Aynı Hataları Yapıyorum?” Öz Sabotaj Davranışları ve Kendini Engelleme Döngüsü

Uzm. Dr. Doğan Işık 25 Haziran 2026 9 dk okuma
Yayın: 25.06.2026Son güncelleme: 30.06.2026Yazar: Uzm. Dr. Doğan Işık

Bazen insan neyin kendisine iyi geleceğini bilir ama yine de tam tersini yaparken bulur kendini. Ertelenen işler, son anda bozulan ilişkiler, kaçırılan fırsatlar, başarı yaklaşırken gelen kaçma isteği ya da her şey yoluna girecekken yapılan ani hatalar kişide kafa karıştırıcı bir döngü yaratabilir.

“Neden hep aynı noktaya dönüyorum?”, “Neden kendime engel oluyorum?” veya “Neden iyi giden şeyleri bozuyorum?” gibi sorular, öz sabotaj davranışları yaşayan kişilerde sık görülür. Bu durum çoğu zaman bilinçli bir kendine zarar verme isteği değildir. Daha çok geçmiş deneyimlerden, kaygılardan ve kişinin kendisiyle ilgili geliştirdiği inançlardan beslenen otomatik bir korunma biçimidir.

Öz Sabotaj Nedir?

Öz sabotaj, kişinin kendi hedeflerine, ilişkilerine, başarısına veya iyilik haline engel olan düşünce, duygu ve davranış örüntüleridir. Kişi aslında başarılı olmak, sevilmek, huzurlu hissetmek ya da hayatında değişim yaratmak ister. Buna rağmen tam da bu değişim yaklaşırken geri çekilebilir, erteleyebilir, vazgeçebilir veya kendi önüne engeller koyabilir.

Dışarıdan bakıldığında bu davranışlar “tembellik”, “sorumsuzluk” ya da “isteksizlik” gibi yorumlanabilir. Oysa klinik açıdan bakıldığında çoğu zaman altta yatan yoğun kaygı, değersizlik hissi, başarısızlık korkusu, eleştirilme kaygısı veya geçmiş ilişkilerden gelen öğrenilmiş kalıplar vardır.

İnsan Neden Kendini Sabote Eder?

Öz sabotajın temelinde çoğu zaman kişinin kendisiyle ilgili taşıdığı olumsuz inançlar bulunur. Çocukluk döneminde sık eleştirilen, başarısı küçümsenen, hata yapmasına izin verilmeyen ya da sevgiyi koşullu hisseden kişilerde bazı temel düşünceler gelişebilir.

Örneğin:

  • “Ben yeterli değilim.”
  • “Nasıl olsa başarısız olacağım.”
  • “Mutlu olmayı hak etmiyorum.”
  • “Başarılı olursam beklentiler artar.”
  • “Yakınlaşırsam sonunda incinirim.”

Bu düşünceler her zaman açıkça fark edilmez. Ancak kişinin kararlarını, ilişkilerini ve hedeflerine yaklaşma biçimini etkileyebilir. Kişi kendini korumaya çalışırken, fark etmeden gelişimini engelleyen bir döngünün içine girebilir.

Kendini Engelleme Döngüsü Nasıl Oluşur?

Kendini engelleme döngüsü genellikle benzer bir şekilde ilerler. Kişi bir hedef belirler, başlamak ister ama hedef yaklaştıkça kaygı artar. Kaygıyı azaltmak için erteleme, kaçınma, vazgeçme ya da ilişkiyi bozma gibi davranışlar ortaya çıkar.

Kısa vadede bu davranış kişiyi rahatlatabilir. Çünkü zorlayıcı duygudan uzaklaşılmış olur. Ancak uzun vadede kişi kendine olan güvenini kaybeder ve “Ben zaten yapamıyorum” düşüncesi güçlenir.

Bu nedenle öz sabotaj yalnızca davranışsal bir sorun değildir. Aynı zamanda kişinin kendilik algısını, özgüvenini ve duygusal dayanıklılığını etkileyen bir döngüdür.

Erteleme Davranışı Öz Sabotaj Olabilir mi?

Evet. Erteleme, öz sabotajın en sık görülen biçimlerinden biridir. Kişi yapması gereken işi sürekli erteler, son dakikaya bırakır ve ardından yoğun stres yaşar.

Bu durum çoğu zaman zaman yönetimi eksikliğiyle açıklanır. Ancak bazı kişilerde ertelemenin altında mükemmeliyetçilik, başarısızlık korkusu ya da yetersiz görünme kaygısı bulunur.

“Ya mükemmel yapamazsam?”, “Ya eleştirilirsem?”, “Ya başarısız olursam?” düşünceleri işe başlamayı zorlaştırabilir. Bu durumda kişi hiç başlamamayı, eksik yapma ihtimaline tercih edebilir. Oysa başlamamak da zamanla kişinin kendine güvenini daha fazla zedeler.

İlişkilerde Öz Sabotaj Nasıl Görülür?

Öz sabotaj yalnızca iş, okul veya hedeflerle ilgili değildir. İlişkilerde de sık görülür.

Bazı kişiler yakınlık arttığında geri çekilebilir, gereksiz tartışmalar başlatabilir, karşı tarafı test edebilir ya da ilişki iyi giderken uzaklaşabilir. Bunun altında çoğu zaman terk edilme korkusu, güven problemleri veya incinme kaygısı bulunur.

Kişi bilinçdışı olarak “Nasıl olsa sonunda canım yanacak” diye düşünebilir. Bu nedenle ilişkiyi karşı taraf bitirmeden kendisi bozarak kontrol duygusu kazanmaya çalışabilir. Fakat bu tutum uzun vadede yalnızlık hissini artırır ve sağlıklı bağ kurmayı zorlaştırır.

Başarı Korkusu ve Kendini Geri Çekme

Başarı dışarıdan olumlu bir durum gibi görünür. Ancak bazı kişiler için başarı aynı zamanda görünür olmak, eleştirilmek, daha fazla sorumluluk almak ve beklentilerin artması anlamına gelebilir.

Özellikle çocuklukta yalnızca başarılı olduğunda takdir gören kişilerde başarı huzurdan çok baskı yaratabilir. Bu nedenle kişi potansiyelini ortaya koymaktan kaçınabilir, fırsatları erteleyebilir ya da “Aslında yapabilirdim ama denemedim” düşüncesinin arkasına sığınabilir.

Bu düşünce kısa vadede başarısızlık acısından koruyor gibi görünür. Ancak uzun vadede kişinin kendi kapasitesini görmesini ve gelişmesini engeller.

İçsel Eleştirmen Öz Sabotajı Besleyebilir

Öz sabotaj yaşayan kişilerde çoğu zaman sert bir iç ses vardır. Bu iç ses sürekli hataları büyütür, olumlu yönleri küçümser ve kişiye yeterince iyi olmadığını söyler.

“Yine yapamadın.”
“Senden zaten olmaz.”
“Herkes senden daha iyi.”
“Başlasan bile sürdüremezsin.”

Bu tür iç konuşmalar kişinin motivasyonunu artırmaz; aksine kaygıyı ve kaçınmayı güçlendirir. Değişim çoğu zaman daha sert olmakla değil, kendine daha gerçekçi ve şefkatli yaklaşmayı öğrenmekle başlar.

Öz Sabotaj Davranışları Nasıl Fark Edilir?

Öz sabotajı fark etmek her zaman kolay değildir. Çünkü kişi çoğu zaman davranışlarının altında yatan duygusal nedeni göremez.

Şu örüntüler sık tekrar ediyorsa öz sabotaj ihtimali değerlendirilebilir:

  • Önemli işleri sürekli ertelemek
  • İyi giden ilişkilerde aniden uzaklaşmak
  • Başarıya yaklaşınca vazgeçmek
  • Fırsatları değerlendirmemek
  • Kendini sürekli başkalarıyla kıyaslamak
  • Hata yapmamak için hiç denememek
  • Olumlu gelişmeleri küçümsemek
  • “Nasıl olsa olmayacak” düşüncesine sık kapılmak

Bu davranışlar kişinin karakterinin zayıf olduğu anlamına gelmez. Çoğu zaman öğrenilmiş savunma mekanizmalarıdır.

Öz Sabotaj Döngüsü Nasıl Kırılır?

Öz sabotaj döngüsünü kırmanın ilk adımı kendini suçlamadan fark etmektir. “Neden böyleyim?” sorusu yerine “Bu davranış beni hangi duygudan korumaya çalışıyor?” diye sormak daha yapıcı olabilir.

Küçük adımlarla ilerlemek de önemlidir. Mükemmel bir başlangıç beklemek yerine sürdürülebilir ve gerçekçi adımlar atmak değişimi kolaylaştırır. Kişi başarılarını küçümsememeyi, hatalarını kişisel değersizlikle eşitlememeyi ve zorlandığında kendine daha anlayışlı yaklaşmayı öğrendikçe döngü zayıflayabilir.

Psikoterapide Öz Sabotaj Nasıl Çalışılır?

Psikoterapi süreci, öz sabotaj davranışlarının altında yatan düşünce ve duygu kalıplarını anlamada oldukça destekleyici olabilir.

Bilişsel davranışçı terapi yaklaşımında “Ben başarısızım”, “Nasıl olsa yine olmayacak”, “Kimse beni gerçekten sevmez” gibi otomatik düşünceler ele alınabilir. Bu düşüncelerin kişinin davranışlarını nasıl etkilediği incelenir.

Şema terapi gibi yaklaşımlarda ise değersizlik, terk edilme, başarısızlık, onay arayıcılık veya kendini feda etme gibi daha erken dönemden gelen kalıplar üzerinde çalışılabilir. Amaç yalnızca davranışı değiştirmek değil, davranışın hangi duygusal ihtiyaca hizmet ettiğini anlamaktır.

Ne Zaman Profesyonel Destek Almak Gerekir?

Öz sabotaj davranışları zaman zaman birçok kişide görülebilir. Ancak bazı durumlarda profesyonel destek almak faydalı olabilir.

Aşağıdaki durumlar varsa bir uzmana başvurmak değerlendirilebilir:

  • Aynı hataları sürekli tekrarlıyorsanız
  • İlişkileriniz benzer nedenlerle zarar görüyorsa
  • Erteleme davranışı yaşamınızı belirgin şekilde etkiliyorsa
  • Başarıya yaklaşınca yoğun kaygı yaşıyorsanız
  • Kendinizi sürekli değersiz veya yetersiz hissediyorsanız
  • Depresyon, anksiyete ya da yoğun umutsuzluk belirtileri eşlik ediyorsa

Bir psikiyatrist veya psikoterapist desteği, kişinin kendini engelleme döngüsünü anlamasına ve daha sağlıklı davranış seçenekleri geliştirmesine yardımcı olabilir.

Kendinize Engel Olmak Zorunda Değilsiniz

“Neden hep aynı hataları yapıyorum?” sorusu çoğu zaman kişinin kendine yönelttiği sert bir eleştiridir. Oysa bazen sorun yalnızca hata yapmak değil, yıllardır taşınan görünmez duygusal yüklerdir.

Öz sabotaj davranışları değiştirilemez değildir. Kişi kendini daha iyi tanıdıkça, duygularını fark ettikçe ve iç sesiyle daha sağlıklı bir ilişki kurdukça bu döngü zayıflayabilir.

Eğer siz de sürekli aynı noktaya döndüğünüzü, iyi giden süreçleri fark etmeden bozduğunuzu ya da kendinizi engellediğinizi düşünüyorsanız, bilimsel temelli ve kişiye özel planlanan bir değerlendirme için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Güçlü görünmek zorunda değilsiniz; destek almak iyileşmenin ilk adımıdır.

Sık Sorulan Sorular

Öz sabotaj bilinçli yapılan bir şey midir?

Çoğu zaman hayır. Kişi kendine zarar vermek istemez. Davranışlar genellikle kaygı, korku veya geçmiş deneyimlerden gelen otomatik kalıplarla ortaya çıkar.

Erteleme her zaman öz sabotaj mıdır?

Hayır. Ancak erteleme sürekli tekrar ediyor, kişinin hedeflerini engelliyor ve ardından suçluluk yaratıyorsa öz sabotaj döngüsünün parçası olabilir.

İlişkilerde öz sabotaj nasıl anlaşılır?

Yakınlık arttığında geri çekilmek, karşı tarafı sürekli test etmek, iyi giden ilişkilerde tartışma çıkarmak veya terk edilmeden önce uzaklaşmak ilişkisel öz sabotaj belirtileri arasında yer alabilir.

Öz sabotaj değiştirilebilir mi?

Evet. Kişi davranışlarının altında yatan duyguları ve düşünce kalıplarını fark ettikçe, daha sağlıklı baş etme yolları geliştirebilir. Bu süreçte psikoterapi desteği faydalı olabilir.

Profesyonel Destek Almak İster misiniz?

Uzm. Dr. Doğan Işık ile yüz yüze veya online görüşme için randevu alabilirsiniz.

Randevu Al

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir